CBRT MPC Tracker
MPC · 24 July 2025 · No. 2025-41

Policy rate cut to 43%

Cut −300 bp

No AI analysis was generated for this meeting (archive). The statement, its changes and the data are below.

Policy rate 43% prev. 46% · −300 bp
Overnight corridor 41.5–46% borrowing – lending
Annual CPI 35.05% Jun 2025
12-month-ahead expectation 23.4% Survey · Jul 2025
Real rate (ex-ante) 15.9% vs. survey 12-month-ahead expectation
Real rate (ex-post) 5.9% vs. realised annual CPI

Statement

Changes vs. the 19 June 2025 statement · similarity 78%

addedremoved

The Monetary Policy Committee (the Committee) has decided to keep reduce the policy rate (the one-week repo auction rate) at from 46 percent to 43 percent. The Committee has also maintained lowered the Central Bank overnight lending rate from 49 percent to 46 percent and the overnight borrowing rate at 49 percent and from 44.5 percent respectively. to 41.5 percent.

The underlying trend of inflation declined remained flat in May. June. Leading indicators suggest that this decline continues a temporary rise in June. monthly inflation in July due to month-specific factors. Recent data for indicate that the second quarter point to a slowdown in domestic disinflationary impact of demand conditions has strengthened. Potential effects of the geopolitical developments and the rising protectionism in global trade protectionism on the disinflation process are closely monitored. Inflation expectations and pricing behavior continue to pose risks to the disinflation process.

The decisiveness regarding tight monetary policy stance, which will be maintained until price stability is strengthening achieved, will support the disinflation process through moderation in domestic demand, real appreciation in Turkish lira, and improvement in inflation expectations. Going forward, increased coordination of fiscal policy will also contribute significantly to this process. The tight monetary stance Committee will be maintained until price stability is achieved via a sustained decline in inflation. Accordingly, determine the policy rate will be determined by taking into account realized and expected inflation, and its underlying trend in a way to ensure the tightness required by the projected disinflation path. taking into account realized and expected inflation, and The underlying trend. The Committee step size will adjust the policy rate be reviewed prudently on a meeting-by-meeting basis with a focus on the inflation outlook. All monetary policy tools will be used effectively in case a significant and persistent deterioration in inflation is foreseen.

In case of unanticipated developments in credit and deposit markets, monetary transmission mechanism will be supported via additional macroprudential measures. Liquidity conditions will continue to be closely monitored and liquidity management tools will continue to be used effectively.

Taking into account The lagged effects of monetary tightening, the Committee will make its policy decisions so as to create the monetary and financial conditions necessary to ensure a decline in the underlying trend of inflation and to reach the 5 percent inflation target in the medium term. Accordingly, all monetary policy tools will be used decisively. The Committee will make its decisions in a predictable, data-driven and transparent framework.

Show clean text

The Monetary Policy Committee (the Committee) has decided to reduce the policy rate (the one-week repo auction rate) from 46 percent to 43 percent. The Committee has also lowered the Central Bank overnight lending rate from 49 percent to 46 percent and the overnight borrowing rate from 44.5 percent to 41.5 percent.

The underlying trend of inflation remained flat in June. Leading indicators suggest a temporary rise in monthly inflation in July due to month-specific factors. Recent data indicate that the disinflationary impact of demand conditions has strengthened. Potential effects of the geopolitical developments and the rising trade protectionism on the disinflation process are closely monitored. Inflation expectations and pricing behavior continue to pose risks to the disinflation process.

The tight monetary policy stance, which will be maintained until price stability is achieved, will support the disinflation process through moderation in domestic demand, real appreciation in Turkish lira, and improvement in inflation expectations. Going forward, coordination of fiscal policy will contribute to this process. The Committee will determine the policy rate by taking into account realized and expected inflation, and its underlying trend in a way to ensure the tightness required by the projected disinflation path. The step size will be reviewed prudently on a meeting-by-meeting basis with a focus on the inflation outlook. All monetary policy tools will be used effectively in case a significant and persistent deterioration in inflation is foreseen.

In case of unanticipated developments in credit and deposit markets, monetary transmission mechanism will be supported via additional macroprudential measures. Liquidity conditions will continue to be closely monitored and liquidity management tools will continue to be used effectively.

The Committee will make its policy decisions so as to create the monetary and financial conditions necessary to reach the 5 percent inflation target in the medium term. The Committee will make its decisions in a predictable, data-driven and transparent framework.

Source: CBRT press release 2025-41 ↗
Yaşar Fatih Karahan (Başkan), Osman Cevdet Akçay, Elif Haykır Hobikoğlu, Hatice Karahan, Fatma Özkul.

Meeting summary

2025-43 · 31 July 2025

Meeting summaries and other announcements are shown in the original Turkish.

Küresel Ekonomi

1. Küresel ticaret politikalarına ilişkin belirsizlik yüksek seviyelerini korumaktadır. Bununla birlikte, küresel büyüme görünümündeki sınırlı iyileşme devam etmiştir. Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin 2025 yılında yüzde 2,0; 2026 yılında ise yüzde 2,3 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Küresel talep görünümündeki bozulma ham petrol fiyatlarını baskılamaya devam ederken, enerji emtia fiyatları jeopolitik gelişmelere bağlı olarak dalgalı bir seyir izlemektedir. ABD ve diğer ülkelerin önümüzdeki dönemde izleyeceği ticaret ve ekonomi politikalarına dair belirsizlikler ve jeopolitik riskler küresel iktisadi faaliyetin seyri açısından öne çıkan risk faktörleri olarak görülmektedir.

2. Tarife artışlarının enflasyon üzerindeki beklenen etkileri ülkeler arasında farklılık gösterebilmekle birlikte, enflasyon belirsizliği küresel ölçekte artmıştır. Bu çerçevede, merkez bankalarının indirim süreçlerinde temkinli yaklaşımlarını sürdürecekleri beklenmektedir. Gelişmekte olan ülke piyasalarına portföy girişleri devam etmekle birlikte, yüksek seviyesini koruyan küresel belirsizlikler ve jeopolitik gelişmeler, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır.

3. Jeopolitik gelişmeler; enerji fiyatları, risk iştahı, ülke risk primleri ve turizm kanallarından küresel ekonomiyi olumsuz etkileyebilecektir.

Parasal ve Finansal Koşullar

4. Türk lirası (TL) mevduat faiz oranları politika faiz oranlarındaki indirim beklentisinin etkisiyle 20 Haziran haftasına kıyasla 175 baz puan azalarak 18 Temmuz haftası itibarıyla yüzde 54,7 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde TL ticari kredi faiz oranları (Kredili Mevduat Hesabı ve Kredi Kartı hariç) 381 baz puan azalarak yüzde 55; ihtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı hariç) faiz oranları 338 baz puan azalarak yüzde 67,6; konut kredisi faiz oranları 98 baz puan azalarak yüzde 42,6; taşıt kredisi faiz oranları ise 17 baz puan gerileyerek yüzde 44,6 seviyesinde oluşmuştur.

5. Bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması 20 Haziran-18 Temmuz döneminde yüzde 2,7 seviyesine gerilemiştir. Bu gelişmede kredi kartı bakiye büyümesindeki azalışın etkisi belirgin olmakla birlikte, konut ve taşıt kredileri büyümesindeki gerileme de etkili olmuştur. TL ticari kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 2,4 seviyesinden yüzde 3’e yükselmiştir. Kur etkisinden arındırılmış YP ticari kredilerdeki 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yabancı para (YP) krediler için uygulanan büyüme sınırının altında seyrederek yüzde 0,4 olarak gerçekleşmiştir.

6. Parasal aktarım mekanizmasını güçlendirmek ve TL’ye geçişi desteklemek amacıyla makroihtiyati politikalarda mevcut PPK döneminde bir dizi adım atılmıştır. Gerçek kişi TL mevduat payına göre olan hedefler artırılırken; TL payı, yüzde 60 ile yüzde 65 arasında olan bankalar için de artış hedefi getirilmiştir. Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarına uygulanan zorunlu karşılık oranı yüzde 33’ten yüzde 40’a yükseltilirken, KKM hesapları için belirlenen asgari faiz oranı politika faizinin yüzde 50’sinden yüzde 40’ına indirilmiştir. KKM'den TL'ye geçiş hedefi kaldırılırken, KKM'nin yenilenmesi ve TL'ye geçişine ilişkin toplam hedef korunmuştur. 1 aydan uzun vadelerde de değişken faizli TL mevduat hesabı açılabilmesine imkân sağlanırken, TÜFE, ÜFE ve TLREF’e endeksli mevduat için zorunlu karşılık oranı tüm vadelerde yüzde 10 olarak belirlenmiştir. Yabancı para mevduat için TL cinsinden tesis edilmesi gereken zorunlu karşılık oranı ise, yüzde 4’ten yüzde 2,5’e indirilmiştir.

7. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) brüt uluslararası rezervleri, 20 Haziran’dan bu yana 12,9 milyar ABD doları artarak 18 Temmuz itibarıyla 168,6 milyar ABD dolarına yükselmiştir. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 23 Temmuz itibarıyla 282 baz puan seviyesine düşmüştür. Türk lirasının 1 ay vadeli kur oynaklığı 23 Temmuz itibarıyla yüzde 9,1 seviyesine, 12 ay vadeli kur oynaklığı yüzde 19,8 seviyesine gerilemiştir. Önceki PPK toplantı haftasından bu yana DİBS piyasasına 2,9 milyar ABD doları, hisse senedi piyasasına ise 0,8 milyar ABD doları olmak üzere toplam 3,7 milyar ABD doları net portföy girişi gerçekleşmiştir.

Talep ve Üretim

8. Mayıs ayında perakende satış hacim endeksinde aylık bazda yüzde 1,6, çeyreklik bazda ise yüzde 3,1 oranında artış gerçekleşmiştir. Altın hariç bakıldığında hem aylık hem de çeyreklik artışlar daha düşüktür. Aynı dönemde ticaret satış hacim endeksi aylık bazda yüzde 3,3, çeyreklik bazda ise yüzde 3 oranında artmıştır. Hizmet üretim endeksi mayıs ayında yüzde 1,2 oranında artış kaydetmiştir. Çeyreklik bazda ise, yılın ilk çeyreğindeki yüzde 3,3 oranında yükselişinin ardından, mayıs ayı itibarıyla ikinci çeyrekte sınırlı olarak gerilemiştir. Mayıs ayında yükseliş kaydeden kartla yapılan harcamalar haziran ayında yatay seyretmiş, çeyreklik bazda ise artmıştır. Diğer yandan, kart kullanım oranında son yıllarda görülen artışın etkisi dışlandığında tüketim harcamalarının daha ılımlı gerçekleştiği değerlendirilmektedir. Beyaz eşya satışları nisan-mayıs döneminde artmış, otomobil satışları ise ikinci çeyrekte gerilemiştir. İmalat sanayi firmalarına yönelik anket verileri, temmuz ayında kayıtlı iç piyasa siparişlerinin, bir önceki çeyreğin altında olduğuna işaret etmektedir. Firma görüşmelerinden edinilen tüketim harcamalarına ilişkin tespitler de iç talepte zayıf seyri teyit etmektedir. Özetle, yakın döneme ilişkin veriler, talep koşullarının dezenflasyonist etkisinin arttığını göstermektedir.

9. Mayıs ayında sanayi üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 3,1 oranında, takvim etkilerinden arındırılmış olarak yıllık bazda yüzde 4,9 oranında artmıştır. Çeyreklik bazda ise sanayi üretimi, mayıs ayı itibarıyla ikinci çeyrekte yatay bir seyir izlemiştir. Ana eğilimi izlemek amacıyla tipik oynaklık sergileyen diğer ulaşım ve benzeri sektörler dışlandığında, sanayi üretimindeki aylık artış daha sınırlı olmuş, çeyreklik bazda ise üretimde sınırlı gerileme gerçeklemiştir. Nisan ayında Ramazan Bayramı tatilinin idari kararla uzatılması sonucu oluşan köprü günlerinin üretim üzerindeki aşağı yönlü etkisinin mayıs ayında kısmi telafisi de sanayi üretimini yukarı yönlü etkilemiştir. Bu çerçevede, tipik oynak sektörlerin yukarı yönlü etkisi ve nisan ayındaki köprü günleri ile bağlantılı düşük baz birlikte göz önünde bulundurulduğunda, mayıs ayı itibarıyla ikinci çeyrekte sanayi üretiminin ana eğiliminin görece yatay olduğu değerlendirilmektedir. İmalat sanayine yönelik anket göstergeleri, ikinci çeyrekte imalat sanayinde faaliyetin zayıf seyrini sürdürdüğüne işaret etmiştir. İmalat sanayi kapasite kullanım oranı, bir önceki çeyreğe kıyasla 0,3 puan azalmıştır. Temmuz ayına ilişkin öncü veriler, kapasite kullanım oranındaki gerilemenin devam ettiğini göstermektedir. İnşaat üretim endeksi ise, mayıs ayı itibarıyla ikinci çeyrekte çeyreklik bazda yüzde 1,1 oranında azalmakla birlikte, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,5 oranında artmıştır.

10. Mayıs ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdam, 32,5 milyon kişi seviyesinde gerçekleşmiş ve çeyreklik bazda yüzde 0,1 oranında azalmıştır. Bu dönemde, işgücüne katılım oranı çeyreklik olarak değişmemiş, işsizlik oranı ise 0,3 puan artarak yüzde 8,5 seviyesine yükselmiştir. Anket göstergeleri, yılın ikinci çeyreğinde imalat sanayi firmalarının geleceğe yönelik istihdam beklentilerinde tarihsel ortalamanın altında seyreden görünümün devamına işaret etmiştir.

11. Mayıs ayında cari işlemler dengesi, dış ticaret açığındaki azalmanın etkisiyle, aylık bazda 0,7 milyar ABD doları açık vermiştir. 12 aylık birikimli cari açık ise 16 milyar ABD doları seviyesini korumuştur. Seyahat gelirleri tatil sezonunun başlamasıyla aylık bazda 5 milyar ABD dolarına yükselerek önceki yıl seviyesinin üzerinde gerçekleşmiştir. Bu dönemde, 12 aylık birikimli olarak seyahat gelirleri 57,2 milyar ABD doları olmuş, hizmetler dengesi fazlası ise 62,2 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşerek güçlü seyrini sürdürmüştür.

12. Haziran ayında mevsimsellikten arındırılmış olarak ihracat azalırken, ithalat artış kaydetmiştir. 12 aylık birikimli olarak ise dış ticaret açığı bir önceki aya göre artış göstermiştir. Bu çerçevede, 12 aylık birikimli cari açıkta, haziran ayında artış öngörülmektedir. Altın ithalatı, haziran ayında 1,6 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşirken, 12 aylık birikimli olarak 20,6 milyar ABD doları olmuştur. Mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı, ikinci çeyrekte artmıştır. Mücevher kalemi dışlandığında da hem haziran ayında hem de çeyrek genelinde tüketim malı ithalatı yükselmiştir. Haziran ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri temmuz ayı için yüksek frekanslı öncü verilerle beraber değerlendirildiğinde, üç aylık ortalama eğilimler, ihracatta yatay seyre, ithalatta ise azalışa işaret etmektedir. Yüksek frekanslı veriler, temmuz ayında mücevher hariç tüketim malı ithalatında aylık bazda gerileme ile birlikte yüksek seviyenin korunduğu bir görünüm ima etmektedir.

13. Cari açığın finansmanı tarafında, bankacılık sektörünün 12 aylık birikimli uzun vadeli borç çevirme oranı, mayıs ayında yüzde 168 civarında gerçekleşmiştir. Söz konusu oran, bankacılık sektörü dışındaki firmalarda yaklaşık yüzde 145 olmuştur. Bu çerçevede, yurt dışı borçlanma imkanlarının yüksek seviyelerini koruduğu, ancak gelecek dönemde YP cinsi borçlanmanın azalması ve iktisadi faaliyetin hız kesmesiyle borç çevirme oranlarının düşüş eğilimine girebileceği değerlendirilmiştir.

Enflasyon Gelişmeleri ve Beklentiler

14. Tüketici fiyatları haziran ayında yüzde 1,37 oranında yükselmiş, yıllık enflasyon 0,36 puan azalarak yüzde 35,05 seviyesinde gerçekleşmiştir. B endeksinin yıllık değişim oranı 0,19 puan düşerek yüzde 34,62’ye gerilerken, C endeksinin yıllık değişim oranı 0,27 puan artışla yüzde 35,64 olmuştur. Yıllık enflasyona katkılar temel mal ve enerji gruplarında artarken, gıda ve alkolsüz içecekler ile hizmet gruplarında gerilemiştir. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, tüketici fiyatlarının aylık artışı bir önceki aya kıyasla belirgin bir değişiklik sergilememiştir.

15. Haziran ayında hizmet aylık enflasyonu bir önceki aya kıyasla yükselmiş, bu grupta bayram ve akaryakıt fiyatları etkisiyle artan ulaştırma hizmetlerinin yanı sıra geçmiş enflasyona endeksleme eğilimi güçlü olan eğitim ve kira alt kalemleri öne çıkmıştır. Enerji grubunda, son dönemdeki jeopolitik gelişmeleri takiben fiyat artışı güçlenen akaryakıtın yanı sıra şebeke suyu grup aylık enflasyonunu sürükleyen alt kalemler olmuştur. Temel mallarda aylık enflasyon bir önceki aya kıyasla zayıflarken, kur geçişkenliği yüksek olan dayanıklı tüketim malları alt grubunda beyaz eşya dışındaki kalemlerde nispeten sınırlı bir artış gözlenmiştir. Gıda fiyatları ise bir miktar gerilemiş; bu grupta işlenmemiş gıda fiyatları sebze öncülüğünde düşüş gösterirken, işlenmiş gıdada aylık fiyat artışı yavaşlamıştır. Öte yandan, taze meyve ve sebze fiyatlarındaki düşüşün mevsim normallerinin altında kalması, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki gerilemeyi sınırlamıştır.

16. Enflasyonun ana eğilimi haziran ayında yatay seyretmiştir. Mevsimsellikten arındırılmış aylık artışlar B endeksinde sınırlı bir miktar gerilerken C endeksinde belirgin bir değişiklik göstermemiştir. Bu dönemde fiyat artışlarının B endeksini oluşturan gruplardan temel mallar ve işlenmiş gıdada zayıfladığı, hizmette ise yükseldiği gözlenmiştir. Dağılım ve model bazlı ana eğilim göstergeleri bir önceki aya kıyasla belirgin bir değişiklik göstermemiştir.

17. Haziran ayı itibarıyla son üç aylık dönemde mevsim etkilerinden arındırılmış ortalama fiyat artışı temel mallarda (yüzde 2,06) yatay seyrederken hizmet sektöründe (yüzde 2,95) bir önceki aya kıyasla yükselmiştir. Kira hariç hizmetlerde de bu oran bir miktar yükselerek yüzde 2,55 olmuştur.

18. Hizmet sektöründe hâkim olan fiyatlama davranışı önemli bir atalete ve şokların enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir zamana yayılmasına neden olmaktadır. Bu görünümle, hizmet enflasyonu mallara göre yüksek seyrini sürdürmektedir. Haziran ayında hizmet grubu fiyat artışları bir miktar güçlenmiştir. Ulaştırma hizmetlerinde fiyatlar bayram ve akaryakıt fiyat gelişmelerinin etkisiyle; diğer hizmetler alt grubundaki eğitim hizmetlerinde fiyatlar özel okul ücret gelişmelerine istinaden bir önceki aya kıyasla artmıştır. Bu dönemde, aylık kira enflasyonu kontrat yenileme oranındaki mevsimsel etkilerle yükselmiştir. Haberleşme ve lokanta-otel gruplarında aylık enflasyon görece ılımlı seyrini bu dönemde de korumuştur.

19. Perakende Ödeme Sistemi (PÖS) mikro verileri üzerinden takip edilen öncü göstergeler, temmuz ayında yenilenen kontrat oranındaki artış nedeniyle aylık kira enflasyonunun mevsimsel etkilerle yükseleceğine, yıllık bazda ise yavaşlama eğilimini sürdüreceğine işaret etmektedir. Gerek PÖS mikro verilerinden elde edilen yeni ve yenilenen sözleşmelerde oluşan gerekse de konut değerleme raporları üzerinden takip edilen kira artış oranlarının TÜFE’deki mevcut yıllık kira enflasyonunun altında değerler aldığı ve gerilemeye devam ettiği izlenmektedir.

20. Üretici enflasyonu son dönemdeki jeopolitik gelişmelerden olumsuz yönde etkilenmiştir. Yurt içi üretici fiyatları haziran ayında enerji kalemleri öncülüğünde yüzde 2,46 oranında artmış, yıllık enflasyon 1,32 puan artarak yüzde 24,45’e yükselmiştir. Bu dönemde ana sanayi grupları itibarıyla fiyat artışları, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle enerji grubunda (yüzde 8,42 ile) güçlü seyretmiştir.

21. Temmuz ayında uluslararası emtia fiyatları bir miktar gerilemiştir. Haziran ayında jeopolitik gelişmelerin etkisi ile önemli ölçüde yükselen enerji grubu fiyatları, temmuz ayında nispeten ılımlı seyretmiştir. Enerji dışı emtia fiyatları azalmış, bu gelişmede tarımsal emtia fiyatları belirleyici olmuştur. Küresel gelişmelerle haziran ayı içerisinde bir süre 78 ABD doları seviyesinde seyreden Brent ham petrol fiyatları, temmuz ayının üçüncü haftası itibarıyla ortalama 71 ABD doları seviyesine gerilemiştir. Jeopolitik gelişmelerin ve küresel ticarette artan korumacılığın dezenflasyon sürecine olası etkileri yakından takip edilmektedir.

22. Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi haziran ayında tarihsel ortalamasına yakın gerçekleşmiştir. Öte yandan, bu dönemde gerek küresel konteyner endeksi gerekse Çin’e yönelik konteyner endeksi önemli ölçüde yükselse de bu durum temmuz ayının ilk yarısında yerini düşüşe bırakmıştır. Döviz kuru sepeti, Euro kurunda daha belirgin olmak üzere, haziran ayında yükselmiştir. Bu dönemde mevsimsel etkilerden arındırılmış imalat sanayi PMI verileri girdi fiyatlarında artışa, ürün fiyatlarında ise yavaşlamaya işaret etmiştir.

23. Temmuz ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre 2025 yıl sonu enflasyon beklentisi 0,2 puan düşerek yüzde 29,7 seviyesine gerilemiştir. 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi değişmezken gelecek on iki ay ve yirmi dört ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentileri sırasıyla 1,2 puan ve 0,3 puan aşağı güncellenerek yüzde 23,4 ve yüzde 17,1 seviyesinde gerçekleşmiştir. 5 yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise 0,2 puan yükselişle yüzde 11,2 düzeyinde ölçülmüştür. Reel sektör beklentilerine bakıldığında, firmaların on iki ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi, haziran ayında 1,2 puan azalarak yüzde 39,8 seviyesine gerilemiştir. Aynı dönemde hane halkının on iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentileri ise 6,9 puan düşerek yüzde 53,0 seviyesinde seyretmiştir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir.

24. Öncü veriler temmuz ayında aylık enflasyonun aya özgü unsurlarla geçici olarak artacağına işaret etmektedir. Bu dönemde, aylık tüketici enflasyonunun seyrinde yönetilen-yönlendirilen fiyat ve vergi ayarlamalarının etkisinin yanı sıra hizmet sektörüne ilişkin zamana bağlı fiyat belirleme eğilimi yüksek alt kalemlerdeki gelişmeler öne çıkmaktadır. Buna karşın, ana eğilimin ılımlı seyredeceği öngörülmektedir. Mevsimsel etkilerden arındırıldığında aylık enflasyonun temmuz ayında temel mal ve hizmetlerde bir miktar yükselebileceği izlenmektedir. Öncü verilere göre, dayanıklı tüketim mallarında mobilya ve otomobil alt kalemlerindeki fiyat artışları öne çıkarken, diğer alt kalemlerde görece ılımlı bir seyir gözlenmektedir. Bu dönemde hizmetler sektöründe ise kiraya ek olarak haberleşme ve sağlık hizmetleri gibi zamana bağlı fiyat belirleme eğilimi yüksek kalemlerdeki fiyat gelişmeleri etkili olmaktadır. Temmuz ayında ana gruplar arasında enerji sektörü yüksek fiyat artışı ile dikkat çekmekte, bu gelişmede meskenlere yönelik doğal gaz tarifesinde yapılan düzenleme ile akaryakıt ve tüp gazdaki maktu vergi güncellemesinin etkilerinin belirleyici olacağı öngörülmektedir. Bu dönemde alkollü içecekler ve tütün grubunda da maktu vergi ayarlaması kaynaklı fiyat artışları takip edilmektedir. Öte yandan, temmuz ayında gıda fiyatlarındaki ılımlı seyrin sürmesi beklenmektedir. İşlenmemiş gıda tarafında taze meyvelerde mevsim ürünlerinde fiyat düşüşleri izlenmekte, işlenmiş gıda enflasyonunun ise ekmek-tahıl grubu öncülüğünde bir miktar yükseleceği öngörülmektedir. Tüm veriler ışığında, öncü veriler temmuz ayında dezenflasyon sürecinin devamına işaret etmektedir.

Para Politikası

25. Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 46’dan yüzde 43’e indirilmesine karar vermiştir. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 49’dan yüzde 46’ya, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 44,5’ten yüzde 41,5’e indirmiştir.

26. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu, talepte dengelenme, Türk lirasında reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtası ile dezenflasyon sürecini destekleyecektir. Maliye politikasının eşgüdümü bu sürece katkı sağlayacaktır. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak öngörülen dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Adımların büyüklüğü, enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla gözden geçirilecektir. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda tüm para politikası araçları etkili şekilde kullanılacaktır.

27. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir.

28. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.

CBRT press release 2025-43 ↗